Güzel gözlüm,güzel yüzlüm.Gözümün nuru,pamuğum.Renkli gözlü ,al yanaklı beyaz tenli idi benim anne annem.Pamuğumdu,mor da en çok benim pamuğuma yakışırdı…

İstanbul’a ilk geldiklerinde Konya’dan;

Dedem:Sen hangi evi istiyorsan onu alacağım sana hanım demiş,ya Yeniköy ‘e ormanın içinde ufak bir yalı ya da Yeşilköy’de daire.

Anneannem:Yeniköy’de kurtlarla kuşlarla mı oturtacaksın beni ormanın içinde.Burası güzel ,düz ayak hem de her yere yakın.(Çok daha ucuz olmasına karşılık)Yeşilköy olsun,demiş.

Evet demiş,30 yıllık Yeşilköylü evinin  hanımı olmuş sonra.

Onunla neredeyse her anımız birlikte geçti.Beni bir doğurmamıştı ama anamdı,canımdı.Bana hakkıyla analık yaptı .Yazacak anlatacak çok ama çok şey var ama bu kadarı yeterlidir şimdilik.

---------------------------------------------------

Benim anneannem de pek sıradan sayılmazdı.5 yaşından kendi kendine fotoğraf çektirip ,gidip ilkokul öğretmenine yalvarmış :beni okula alın diye.Herkes ilkokul öğretmenini ziyarete giderken.Bir gün çok yaşlıca bastonlu bir teyze çıktı geldi.Meğer anneannemin ilkokul öğretmeni imiş.

-Sen Mubahat’ın kızının kızı mısın?Gel bakayım sen şöyle otur biraz yanıma.

-Vah Mubahat kızın oldu bu da onun kızı demek.

-Anneannen sınıfımın en başarılı öğrencisi idi.Çok zeki idi.Mubahat yazın çok güzeldi,o defterlerinden duruyorsa bir tanesini saklamak isterim.

(Anneannem ilkokul öğretmenine  yazı defterini vermiş bir insandı.)

--------------------------------------------------- 

Yine bir park günümüzde tam giyinmiş kapıdan çıkmak üzere iken;aniden kapının zili çaldı.Gelen Terzi Mualla Hnm.dı.Malum anneannem de hizmette,ikramda kusur etmezi.Hemen zigon konur önüne.Meğer Terzi Mualla Hnm. PR yapmaya gelmiş,elinde kataloglarla.Sanırsam hedefi sipariş almadan gitmemekti:)

Neyse terzi hanım oturdukça,oturdu.Benim ne yapıp ,edip bu kadını yollamam lazımdı.Malum park günümüzdü.Nerden aklıma geldiyse,o kısacık boyumla küçük tuvaletin lavabosundan kadının ayakkabısının tekine su doldurmuştum.Bunu gören terzi hanım elbet kalkmak zorunda kaldı tabi:)

Anneannem bir yandan beni azarlıyordu ,bir yandan da kahkahalarla gülüyordu:

-Ama ne oldu,nasıl ayakkabılarını eline alıp da terlikleri giydi de gitti,diye:)

Ps:Röne parka gittik mi?Elbette gittik:)

---------------------------------------------------- 

Bir Umre dönüşü bavulların içinden kocaman bir torbada,çok çok çeşitli hurmalar çıktı.

Ben:Anneanne ne olacak bu kadar hurma böyle; zaten küçük bavulun hepsi hurma (dedemin aldığı)

Meğer anneannem de hurma almaya çıkmış.Hafif de kaybolmuş tezgahların arasında galiba.Arap satıcı anneannemin yüzüne bakmış,eline geçen bütün hurma çeşitlerinden hepsini koymuş.Anneannem parasını ödemek istemiş.Arap ‘Sana helal olsun’ demiş ,almamış parayı.

Bu arada benim saçımın bir parçası bir hurma ağacının dibine gömülü.Elbette anneannemin marifeti:)

Rivayete göre ;saçı orda olan ölmeden eninde sonunda o toprakları ziyarete gidermiş.Bilemiyorum aynı ağacı bulabilir miyim:)

 -------------------------------------------------------

Ben bayramın geldiğini nerden anlardım bilir misin?

Anneannem:Ceyla,al şu çikolata kutusunu;al şu parayı da.

Ben:Nereye?

Anneannem:Yeşilköy Pelit’e.(Yok o çikolata Pelit’ten olacak sadece,olmaz aşağısı!)

 ------------------------------------------------------

Bilen bilir;Yeşilköy pazarı eskiden sokak içindeydi.Yeşilköy Migros'un olduğu yerden başlar taa şimdiki pazar yerine kadar giderdi.Anneannemle pazara gitmeyi çok severdim.Bütün gün yorulurduk,pazarın sonuna kadar giderdik;dönüşte faytona binerdik.Şimdi ne o pazar yeri duruyor ne de o faytonlar.Düşünsene koca GaziEvrenos caddesini faytonlarla geçiyorsun:)))Güzeldi...ama:)

Her ne kadar pazara gitmek gibi bir alışkanlığım olmasa da,her ne kadar eski pazar olmasa da; bir şey almasam da ;anneannem için belki de:) ;bir pazara gideceksem sadece o pazara giderim ....:) 

-------------------------------------------------------

Her sabah namazından sonra kahvaltı hazır olurdu.Çay kaşığı sesine uyanırdım ben de.Sürünerek giderdim.

Anneannem:Vah Hacı Bey,el kadar çocuğu uyandırdık yine görüyor musun!

 Dedem:Günaaayyyydın ,ana ana Japon uyanmış:)))))))))

Anneannem: Hadi anneannem sen ,git yat da uyu ;ben seni kaldırırım.

 ---------------------------------------------------------

Şimdi istesem de elde edemeyeceğim ne çok şey var.En lüx sofrada da otursam da hiçbiri seninki olmayacak ama bilirim…

Boşver...sanki yazmasam unuturmuşum gibi,

unutursam ihanet edermişim gibi geliyor anılarıma...

Lakin bu sebepten ötürü her şey..., anlarımdaki pamuğumadır her şey :)

ps: Bak şimdi herşeyin bir kolayı var :) Herşeyi en güzel halinde en mutlu olduğun anda bırak öyle çerçevele resmi kendi içinde .Böylesi daha az yaralar ,acı verir.Sonrası su akar yolunu bulur mu dersin,her şey olacağına varır mı bilemem...Zehrini akıt,taşa suya,doğaya zehrini akıt. Sonrası için ise; yalnızca mutlu olmaya bak...MUTLU .O mutlu ne ise onu ara ,bul,keşfet....devam et ...

Ve güçlenirsin bilir misin herkesten çok; en sevdiklerini kaybeden herkes gibi. Birinin ölmesi bir şeydir ama bir ev kapamak bir tarih bitirmektir. Büyüdüğün evi kapatmak; anılarını tek tek yerden toplamaya benzer.İyi ki de erken yaşta böyle bir acı ile sınanmışım çünkü herkesten daha güçlüyüm dersin.

Hayat uzun bir yolculuk; kısa metrajlı bir film asla değil. Filmin başı hüzünlüdür belki ,sonunu asla bilemezsin:) (2013)