(Japon’undan dedesine;Hacı Halil İbrahim’e ithafen …)

Diğer dedem ve babaannem ;  ben doğmadan önce ve ben doğar doğmaz vefat ettikleri için ben hiç bilmedim hem 2 dede hem anneanne hem babaanne sahibi olmanın nasıl bir duygu olduğunu.

(ps:Diğer dedem anlatılana göre doğma büyüme Fatih sur içinde kendi soyadındaki apartmanında yaşayan ve çok sevilen biri imiş.En uzun caddeden geçerken tüm esnaf Hacı Bey’e çıkar selam verirmiş,poşetini eve kadar taşırlarmış.Eski İstanbullu olan bu dedemin büyük büyük babası sarayın kandilcibaşısı imiş yani Sur içinden atıyla inip tüm sarayın kandillerini aydınlatırmış.Hiç görememe karşılık babaannem ise Kafkaslardan göçmüş güzel bir Çerkez kızı imiş.)

Anne –babamdan çok anneannem ve dedemle geçti tüm çocukluğum ve onların Yeşilköy’deki evlerinde,Yeşilköy’de…(Bu arada,annesi-babası tarafından yetiştirilmeyip anneannesi-dedesi tarafından yetiştirilen tek çocuk ben değilim.Benim gibi olan bir sürü çocuk gördüm ,ben bu durumu gayet normal karşılıyorum.Şaşılacak bir durum söz konusu değildir tarafımca.)

Hayata dair ne varsa dedemden öğendim.Dedem yetiştirdi anneannem büyüttü beni.Bu durumu ne ben ne de annem-babam yok sayarak yaşamadık.

(ps:Anneannemin babası ise kurtuluş savaşında kafasından kılıç darbesi almış ,savaş gazisi imiş.Atatürk’ün çok sevdiği bir asker olduğundan ,Ata onu yanına almış.Özel nalbandı olmuş savaş sırasında.)

‘Kim yetiştirdi kızım seni böyle?Nasıl bir adam büyütmüş seni?Belli iyi bir adam büyütmüş seni’ sözlerini çok duydum.Zira dedem gözümün içine bakıp ‘Beni sakın unutma Japon’ derdi.Asla nerde olursam olayım hep onun dediklerini öğütlerini dinledim.Çünkü hep haklıydı,hep en doğruydu ve benim tek kahramanımdı bu hayatta…

Şimdi bir ben değil,herkes seni tanısın diye.Beni arayan önce onu tanısın diye …

Sahip olduğum,edindiğim her şey onun ve onun eseri şu hayatta ;ben ne yaptıysam hep ona layık olabilmek içindir bu hayatta… Yetiştirdiği tek torun olarak bu siteyi de bu mutlu günlerimin en güzel hediyesi olarak ona ithaf ediyorum.

ps:1.bazı yerler Türk Dil Kurumuna inat bir Türkçe ile yazılmıştır.Mükemmel olması gerekmez, özellikle her sosyokültürel seviyedeki kişinin okuyabilmesi için sohbet tadında;zaten ben de mükemmel değilim ki,olmam da gerekmiyor zaten.....:).Konuşma dillinde yazılmasının yanı sıra biraz da (günlük hayatta hiç kullanmama,çok karşı olmama karşılık)argo içerikli ki eğlenceli olsun diye:)

2.HEY SAYFALARIMDA GEZİNEN HER KİMSEN LÜTFEN , SESİNİ SONUNA KADAR AÇ,HER SAYFAMDA AYRI AYRI MÜZİK VARDIR.ÖZELLİKLE GALERİMDE YAVAŞ GEZİN,çünkü benim en kıymetlilerim bu fotoğraflar artık:),EMEĞİME SAYGISIZLIK ETME DE AÇ ŞUNUN SESİNİ!

ps:Bir de her balkon muhabbetimizin sonu şu şekilde biterdi.

Dedem:Japon sen beni unutursun

Ben :Dede niye öyle diyosun şimdi durduk yere?

Dedem:Unutursun gidi (küçük kedi),diyip ensemdem tutardı beni:)

3.Şimdilik bu kadar ama inşallah ileride daha fazlası kısmet olur,mıh gibi aklımdayken hiç bir an unutmadım seni:)Zira bu sayfaların tümü ona ithafen, hiçbir zaman unutulmak istenmeyen ve benim için efsane olan bir adamı yaşatma en güzel çocukluk anılarımda çabalarım bunlar:)

Demem o ki; bu site onundur aslında ,kendi adıma güncel yazdığım tek bir sayfam var onu da sen oku bul sevgili okuyucu:)

Eyvallah

(2013)